Trafik Kazalarında Hukuki Süreç

makalelere geri dön

Yaşadığımız hayatın hemen her saniyesinde dünyanın her yerinde gerçekleşen bir olay var ki o da trafik kazalarıdır.

 
Trafik kazaları bir tür haksız fiil olup, hukuki sorumluluğu da beraberinde getirir. Bu hukuki sorumluluk trafik kazalarında kusursuz sorumluluk olup, dayanağını Karayolları Trafik Kanunundan alır. 
 
Kaza deyince bireylerin ilk aklına gelen soru hep aynı olmuştur: Kaza sonrası ne yapacağım ve zararımı nasıl gidereceğim? Dolayısıyla kaza sonrası neler yapılabilir. Önce bunu cevaplamak en doğrusu olacaktır.
           
Kaza halinde;

* Kaza halinde, öncelikle soğukkanlı bir şekilde gerekli güvenlik önlemleri alınmalı ve 122,154, 155, 156 gibi numaralar aranarak polis ve ambulans  gibi çağrılması gereken ilgililer olay yerine derhal çağrılmalıdır.


* Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller aynı kanunun 84.maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca 5237. sayılı TCK'nin yürürlüğe girmesinden sonra trafik kazaları için trafik kolluğu tarafından düzenlenen "Kaza Tespit Tutanağında" kusur oranı belirtilmemekte sadece "asli ve diğer kusurlar" belirtilmektedir. Bu uygulama kusur oranı tespiti için her kazadan sonra "mahkeme kararı" veya "bilirkişi raporu" 'nu zorunlu hale getirmiştir. Gerek kolluk tarafından düzenlenen tutanakta gerek bilirkişi tarafında düzenlenen rapora göre ve de kazaya karışan kişilerin hangi trafik kuralını ne suretle ihlal ettiğinin tespitine yönelik açıklamaları da dikkate almak sureti ile ceza hukuku sorumlulukları bakımından kusur oranları mahkeme tarafından yapılacaktır. Buna göre, kaza halinde, ‘sen kusurlusun’ ‘ neden şu hatayı yaptın’ gibi sözler sarf edilmemelidir. Zira kusur durumunu ilgililer belirleyecek ve sigorta şirketi de ödeme yapacaktır. Bu tartışma gereksizdir.


* Sadece maddi hasarlı trafik kazalarında trafik sigortası poliçesi ile verilen tutanağı doldurup, istenilen belgeler ile sigortanıza başvurabilirsiniz. Ancak ölümlü ve yaralamalı kazalar aynı zamanda ceza hukukunu ilgilendirdiğinden, taraflar kendi aralarında anlaşamazlar. Bu konudaki söylediklerimizin dayanağını ise,  Trafik kazaları ile ilgili Karayolları Trafik Kanunun 81-84. maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 152-157. Maddeleri teşkil eder. 81. maddede, maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dâhil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak sureti ile kaza yerinden ayrılabilirler. Anlaşma hali dışında maddi hasarlı, ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan veya 1.fıkranın (b) bendi hükümlerine uymayan sürücüler para cezası ile cezalandırılırlar.
 

* Ehliyetsiz ve alkollü araç kullanımı söz konusu ise maddi hasarlı bir kaza dahi olsa taraflar kendi aralarında tutanak tanzim etmemeli ve olay yerine trafik polisini çağırmalıdırlar.


* Araçların yeri değiştirilmeden en yakın trafik ekibi çağrılmalı ve kaza tespit tutanağı düzenlettirilmelidir. Bu süreçte tutanak düzenleyen ilgiliye tüm detaylar aktarılmalı ve tutanağa yazdırılmalıdır. Şayet bu konuda içe sinmeyen bir durum varsa tutanak imzalanmamalıdır.
 

*Karşı araç sürücüsünün sürücü belgesi ile aracın trafik belgesi-araç ruhsatı- ve zorunlu trafik sigortası bilgileri temin edilmelidir. (Mümkünse kaza olmadan önce, kaza ihtimalinde lazım olacak olan bu belgeleri her araç sahibi birer suret yanında bulundurması halinde kaza esnasında fotokopi ile uğraşılmayacaktır. Böyle durumlarda cep telefonu ile bu belgelerin fotoğrafı da çekilebilir.)
 

* Mümkünse kaza mahallinde araçların çeşitli açılardan fotoğrafı çekilmeli hatta olay yerinin çevresinin de fotoğrafı çekilmelidir.  Örneğin, olaya sebep olan ve geride duran bir aracın konumu da kusur açısından önemli olabilir.
 

*5 gün içinde karşı aracın sigortacısına ihbar yapılmalı hasarlı aracın adresi bildirilmelidir.
 

Trafik kazalarında kusursuz sorumluluk ilkesi geçerli olup, maddi tazminatın biçimi ve kapsamında KTK’ya göre Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulama alanı bulur. Kaza sonrası oluşacak zarar maddi yani fiili zarar olabileceği gibi, yoksun kalınan karda olabilir. Tüm bunların yanında ana alacağın yanında birde faiz alacağı vardır. Faiz, haksız fiilden doğan alacaklarda olay tarihinden itibaren başlar. Manevi tazminat ve mahrum kalınan destek zararı için ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmalıdır. Bu konuda avukatınızdan yardım alınız. 
Kaza sonrası vatandaşların hak ve menfaatlerini koruyabilmek için bir takım önlemler alınmıştır. Bunlar Zorunlu mali sorumluluk sigortası, ihtiyari mali sorumluluk sigortası, kasko gibi..


TRAFİK SİGORTASI (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası):
Trafik Kazası nedeni ile 3.kişilerin uğrayacakları zararların temini için vardır. Sadece maddi zararları karşılamaktadır. Manevi zarar sigorta kapsamında değildir. Sigorta kapsamındaki maddi zarar kişiye ilişkin olabileceği gibi eşyaya ilişkinde olabilir. Zarar maddi hasara ilişkin ise, onarım (yedek parça ve işçilik) giderleri tazminata dahildir. Kişiye ilişkin zarar varsa yaralanma halinde ilk yardım muayene ve kontrol veya yaralanma nedeni ile ayakta, klinikte, hastane veya benzeri yerlerdeki tedavi giderleri ile tedaviyle ilgili diğer giderler sigorta teminatı kapsamındadır.
             

Ölümle sonuçlanan kazalarda zarar, defin giderleri ile desteğinden yoksun kalanların zararından ibarettir. Maddi hasarlı bir kazada; hasar ihbar süresi 5 gündür. Ancak mahkeme bilirkişi tespit raporu, mahkeme tazminat ve ceza davası kararları almak için bu süre aşılabilir. Ancak bu süre 2 yılı aşmamalıdır.
               

İHTİYARİ MALİ SORUMLULUK SİGORTASI: Motorlu araç işleteninin bu aracın işletilmesinden dolayı KTK ve genel hükümlere göre oluşan ve ZMSS hadleri dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Bu sigorta, ZMSS’nin güvencesini yeterli bulmayan işletenler tarafından ek olarak yapılmaktadır. İMSS ‘nın  hukuki kaynağı KTK’nın ilgili maddeleri ile TTK’daki genel hükümlerdir. İMSS da ZMSS gibi gerçek zararı karşılamayı amaç edinir. İMSS kapsamının başlangıç noktası ZMSS limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise İMSS limitidir. Yani gerçek zararın ZMSS limitini geçtiği anda İMSS güvencesi başlamakta ve kendi poliçesindeki limit miktarı da sorumluluğun sona erdiği nokta olmaktadır.
                 

KASKO: Gerçekleşen riziko dolayısıyla sigorta ettirenin motorlu aracında meydana gelen zararı karşılamayı amaç edinen bir mal sigortası ürünüdür. Bu sigortanın konusu da kaza sonucu uğranılan maddi zararları güvence altına almayı garanti eder. Araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması ya da aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs bu sigorta türünün konusu içindedir. Bu sigorta Türkiye sınırları içinde geçerlidir. Sigorta ettiren rizikonun gerçekleştiğini öğrendiğinden itibaren en geç 5 iş gün içinde durumu sigortacıya bildirmek zorundadır. Sigorta tazminatı olaya göre belirlendikten sonra sigortacı bu miktarı ödemekle yükümlüdür. Sigorta tazminatı üzerinde tarafların anlaşmış olmaları halinde alacak o tarihte muaccel olur ve sigortacı o tarihte temerrüde düşer. Ayrıca sigorta alacağı ihbar tarihinde muaccel hale gelir ve faizin başlangıcında da aynı tarih esas alınmalıdır.  Uygulamada genelde araç servisleri sigorta şirketleri ile irtibatlı çalışmakta ve araç kaza yapıp servise getirildiğinde sigorta eksperi aracı görüp, sigortanın yaptırması gerekenleri belirlemekte ve sigorta ihbarı da servis tarafından yapılmaktadır.